20/3/2008 - rüşvet mi? hediye mi?
“Rüşvet” mi? “hediye” mi? 12.02.2008
Tapu ve Kadastro’larda çok rüşvet döndüğü yolundaki şikayetler üzerine Genel Müdür Mehmet Zeki Adlı’nın “..rüşvet almıyoruz, vatandaş ev almanın mutluluğu ile üç-beş kuruş bahşiş bırakıyor” yolundaki değerlendirmesine destek vermek üzere Bayındırlık Bakanı Faruk Özüak da ”rüşvetle bahşişi karıştırmayın” yolunda uyarıda bulunmuş;
“Benim memurum işini bilir” den, “rüşvetin belgesi mi olur p.zeveng”ten
sonra gelinen doğal aşama.. Yalnız bu gelişme! ile de yetinmemek lazım. Hizmette sınır yoktur ya hani! Öncelikle isim meselesini çözümlemek gerek. Bazı Kurumlarda “bahşiş”, bazı kurumlarda “aşevi parası” vb isimlerle anılmakta olan bu ilişkiye belli bir isim vermek ve kullanmak suretiyle anlam kargaşasının önüne geçmeli.
Ayrıca, zaman zaman “bahşiş”lerin arzı, talebi ve tutarı konusunda sıkıntı ve tereddütler yaşandığı da herkesçe malum. Bütün bu ihtiyacı gidermek üzere hangi kurumda, kimin, ne kadar “bahşiş” alabileceği veya nerde, kime ne kadar “bahşiş” verilebileceği hususunda kamusal bir düzenlemeye gidilmesinde sayısız yarar olduğu muhakkak.
Böylece bu rüşvet ah pardon “hediye” konusu ile ilgili yasal düzenleme yaparak standart oluşturabilmiş ilk ve tek ve de örnek! Ülke olabilmenin gururunu yaşarız!.
Süreci tamamlamak için literatür taraması yaparak gerekli değişiklikleri de kaydetmek gerek.
Örneğin, Büyük Fuzuli’nin;
“Selam verdim, rüşvet değildur deyu almadılar” mısrası ufak ve teknik bir değişiklikle;
“Selam verdim, hediye değildur deyu almadılar” şeklinde yazılacak.
|