6/3/2008 - "batının ahlaksızlığı"
Batının ahlaksızlığını mı almak 2.2.2008
Gerekiyorsa uzmanların da yardımları ile önceden hazırlanarak tasarlanıp karalaştırılmış olan konuşmalar önemli olabilir ama çoğu kez içtenlikli olamazlar. Önceden tasarlanmaksızın-irticalen yapılan konuşmalar ise genellikle önemli olmayabilir ama insanın “alt ben”ini yansıttığı için çok samimi ve bu nedenle de çok önemli ve değerli olabilirler
Başbakan’ın bütün medyada yer alan “Batının bilim ve sanatını alacağımıza ahlaksızlığını aldık” yolundaki sözleri de böyle gibi…
Bilim almamış mıyız?
Osmanlının son dönemine kadar bilim olarak sadece dini bilgiler okutuluyordu. Asıl Cumhuriyet’ten sonra yapılan reformlarla ve tümüyle “batı”ıdan alınmak suretiyle temel bilimler tekrar Üniversitelere girdi. Yeterli mi ayrı konu?
Sanat almamış mıyız?
Roman, hikaye, resim, heykel, opera, sinema, tiyatro vb. vb. bir çok sanat dalı tümüyle batıdan alınma. Yeterli mi ayrı konu?
Peki ahlak!
Hırsızlık, cinayet, gasp, dolandırıcılık, üçkağıtçılık, hile, tehdit, cebir, şiddet, yağma, rüşvet, iltimas, emniyeti suistimal, kayırmacılık, tecavüz, sövme, dövme, yağma, yalan, talan, naylon fatura, hayali ihracat, ihaleye fesat, kitabına uydurma, kılıfını hazırlama vb. vb. vb…
Ahlaksızlık diyebileceğimiz bu olguların hiç biri de “batı” kaynaklı gibi görünmüyor.
Fakat bilim, sanat ve ahlak kategorisinin dışında kalan ve batıdan aldığımız şeyler de var.
Örneğin;
Saltanat ve hilafetten vazgeçerek kurduğumuz Cumhuriyet ve demokrasi;
din ve devlet işlerini ayıran laiklik ilkesi;
“kul”luktan “birey”e ve tabiyet”ten “vatandaş”lığa geçiş;
harem-selamlık ayrımcılığından vazgeçilmesi;
kadın erkek eşitliğinin kabul edilmesi ve kadın erkek ortak sosyal yaşamı;
İçkinin sosyal hayatta alenileşmesi.. vb.
Batıdan aldığımız bu hususların dışında, batıdan alamadığımız ve “batı”da orta çağ ile sona erdiği halde bizde gittikçe güncellenen ve güçlenen “din istismarı -takiyye” gibi olgular da var.
Bunların;
hangisi bilim, hangisi sanat, hangisi ahlak ya da ahlaksızlık
Başbakan hangisini kastetmiş, hangisini söylemiş.
Söyleyip kastetmedikleri mi? Kastedip söylemedikleri mi?
Ne demeli?
|