23/12/2007 - Azrail
Azrail
Vatandaş işe gidecek. Sabahleyin evinden çıkmış arabasına binmiş yola koyulmuş. Derken birisi el kaldırmış. Geçip gidememiş, durmuş. Adam arka tarafa oturmuş. Arabanın sahibi, adamın arka tarafa oturmasına biraz sinirlenmiş olduğunu belli eder bir ses tonu ile “kimsiniz nereye gidiyorsunuz” diye sormuş.
Adam;
- “Ben Azrailim “ demiş.
Arabanın sahihibi daha kızgın ve ama daha şaşkın şekilde
- “Ne Azraili kardeşim, sana insanlık yaptık arabamıza aldık, geçtin arakaya kuruldun bi de dalga mı geçiyorsun ” demiş.
Adam
-“inanmakta zorlanmanız ve şaşırmanız çok doğal ama gerçek bu. Yüz metre kadar ilerde birisi daha el kaldıracak, siz onu da bindireceksiniz, adı da Ali olacak. O şahıs binince bana inanmanız daha kolay olacak” demiş.
Bu arada zaten yüz metre kadar ilerlenmiş ve hakikaten birisi el kaldırıyormuş. Araç sahibi adam almak ve almamak için tereddüt etmiş ancak merakına yenik düşüp durmuş ve adam ön tarafa binmiş.
Araç sahibi merak içinde;
-“Kimsiniz nereye gidiyorsunuz diye” sormuş bu yeni binene de..
Yeni adam;
- “Ağabey ben Ali, size zahmet olacak ama çarşıya kadar gidecektim” demiş.
Araç sahibi; merak, korku ve heyacan içinde;
- “Bu arkada oturan arkadaş kendisinin Azrail olduğunu söylüyor. Ve senin adının da Ali olduğunu söyledi” demiş.
Yeni adam, dönüm arkasına bakmış!
- “Hangi adam” ağabey demiş.
Araç sahibi arka koltukta oturan adamı gösterip;
- İşte bu adam” diye öfke ile cevaplamış..
Adam;
- “Boşuna uğraşma o beni görmez duymaz, sadece sen görür ve duyarsın” demiş.
Yeni adam, tekrar arka koltuğa dönüp uzun uzun bakmış ve acıyarak;
- Valla ağabey ben bir şey görmüyorum. Sen herhalde rahatsızsın bir doktora görün” demiş.
Bu sırada araç çarşıya gelmiş olduğu için;
Yeni adam;
-“uygun bir yerde ben inebilirim” demiş.
Araç sahibi uygun bir yerde durmuş, yeni adam inmiş, dönüp tekrar arka koltuğa bakmış, araç sahibi adama bakmış;
-“Doktor ağabey doktor” demiş, yürüyüp gitmiş.
Araç sahibi adam, gittikçe artan bir korku yaşamaya başlamış. Arabayı hareket ettiremiyor ve hatta arkasına da bakamıyormuş.
Arakada oturan adam;
“Korkmana, üzülmene gerek yok. Her faninin erinde gecinde karşılacağı bir durum bu. Yapılabilecek bir şey yok. Ama istersen ben sana iki rekat namaz kılman için izin vereyim. Namazını kıl ve günahların için son bir af dile..” demiş.
Araç sahibi adam, namaz kılmak niyetiyle tam tevekkül ve teslimiyet içinde arabadan inmiş. Ömür gibi geçen iki rekat namazdan sonra dönüp geldiğinde, arabanın yerinde yeller esiyormuş…
|